Ünlü gazeteci Emin Çölaşan’ın “araştırmacı gazeteciliğin günümüzdeki önderlerinden” dediği Saygı Öztürk, Hürriyet, Sabah, Star ve Sözcü gazetelerinde gündem yaratan haber ve röportajlarıyla “Basın Oscarı” sayılan Sedat Simavi Gazetecilik Ödülü, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Çağdaş Gazeteciler Derneği ödülleri de olmak üzere değişik meslek kuruluşlarının 30’dan fazla ödülünü aldı. Türkiye’nin yakın politik tarihini ve bugününü ele alan kitaplarıyla da ses getiren Öztürk, bilinen olaylardaki “bilinmeyenlere” ve yüzeyde görünenlerin “derin ilişkileri”ne ışık tutan çalışmalarıyla bir marka haline gelmiş durumda.
S etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
S etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
30 Ekim 2017 Pazartesi
Sadık Hidayet
Sadık Hidayet 17 Şubat 1903'te Tahran'da doğdu. Soylu bir ailenin çocuğuydu. Ortaöğrenimini Tahran'da tamamladıktan sonra mühendislik okumak için Belçika'ya gitti. Ancak edebiyata ilgi duyduğundan öğrenimini yarıda bırakarak Paris'e geçti. Orada Fransız dili ve edebiyatını yakından inceleme fırsatı bulan Hidâyet, ilk öykülerini Paris'te yazdı.
Dört yıl sonra Tahran'a döndü. 1936'da Hindistan'a giderek Sâsânî Pehlevîsi ve Sanskritçe öğrendi. Budizmi inceledi ve Buda'nın bazı yazılarını Farsçaya çevirdi. İran'a dönükten sonra bir süre devlet memurluğu ve tercümanlık yaptıysa da bu görevlerinde uzun süre çalışamadı. 1950'de tekrar Paris'e giden ve zaman zaman bunalımlar geçiren Hidâyet, 9 Nisan 1951 günü, yine böyle bir bunalım sonrası, havagazıyla intihar etti. Sâdık Hidâyet, Seyyid Muhammed Ali Cemalzâde'den sonra, Bozorg Alevî ve Sâdık-ı Çûbek ile birlikte İran edebiyatında modern öykücülüğün kurucularındandır.
Başlıca Yapıtları:
Öykü:
Roman:
Oyun:
İnceleme-Araştırma:
Dört yıl sonra Tahran'a döndü. 1936'da Hindistan'a giderek Sâsânî Pehlevîsi ve Sanskritçe öğrendi. Budizmi inceledi ve Buda'nın bazı yazılarını Farsçaya çevirdi. İran'a dönükten sonra bir süre devlet memurluğu ve tercümanlık yaptıysa da bu görevlerinde uzun süre çalışamadı. 1950'de tekrar Paris'e giden ve zaman zaman bunalımlar geçiren Hidâyet, 9 Nisan 1951 günü, yine böyle bir bunalım sonrası, havagazıyla intihar etti. Sâdık Hidâyet, Seyyid Muhammed Ali Cemalzâde'den sonra, Bozorg Alevî ve Sâdık-ı Çûbek ile birlikte İran edebiyatında modern öykücülüğün kurucularındandır.
Başlıca Yapıtları:
Öykü:
- Zinde begûr (1930; Diri Gömülen, Çev. Mehmet Kanar, YKY, 1995),
- Se katre hân (1932; Üç Damla Kan, Çev. M.K., YKY, 1999),
- Siiyerûşen (1933; Alacakaranlık, Çev. M.K., YKY, 2001),
- Seg-i vilgerd (1942; Aylak Köpek, Çev. M.K., YKY, 2000).
Roman:
- Sâye-i Moğul (1931; Moğol Gölgesi),
- Aleviye Hiinum (1933; Aleviye Hanım),
- Bûf-i kûr (1937; Kör Baykuş, Çev. Behçet Necatigil, Varlık Yayınları, 1977; YKY, 2001),
- Haci Aga (1945; Hacı Aga, Çev. M.K., YKY, 1998).
Oyun:
- Pervîn Duhter-i Sâsân (1930; Sâsân Kızı Pervin),
- Mâzyâr (1933).
İnceleme-Araştırma:
- Feviiyid-i giyâhhâri (1927; Vejetaryenliğin Yararları, Çev. M.K., YKY, 1997), İsfehân nısf-i cihan (1931; Isfahan: Yarım Cihan),
- Terânehâ-yi Hayyiim (1934; Hayyam'ın Teraneleri, Çev. M.K., YKY, 1999), Folklor yii ferheng-i tûde (Folklor ya da Halk Kültürü).
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

