Y- Türk Erkek Yazarlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Y- Türk Erkek Yazarlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Şubat 2018 Salı

Yaşar Kemal

YAŞAR KEMAL’İN HAYATI, ESERLERİ / KİTAPLARI, EDEBİ KİŞİLİĞİ (YAZARLARIN VE ŞAİRLERİN HAYATI)

(1922-2015)

1922’de Osmaniye’nin Hemite köyünde doğdu. Asıl ismi "Kemal Sadık Göğceli". 5 yaşında kan davası yüzünden babasını yitirdi. Bir kaza sonucu sağ gözünü kaybetti. İlköğrenimini Adana Kadirli’de yaptı. Yazmaya ortaokul sıralarında şiirle başladı. Şiirleri Adana Halkevi’nin yayını olan "Görüşler Dergisi"nde yayınlandı. 

Ortaokul son sınıfta okulu bırakmak zorunda kaldı. Irgatlık, amelebaşılık, pirinç tarlalarında su bekçiliği, arzuhalcilik, öğretmenlik, kütüphane memurluğu yaptı. Şiirleri, Ülke, Kovan, Millet, Beşpınar gibi dergilerde yayınlandı. 

1950’de komünizm propagandası suçlamasıyla tutuklandı. 1951’de cezaevinden çıktıktan sonra İstanbul’a yerleşti. Cumhuriyet Gazetesi’nde fıkra-röportaj yazarlığı yapmaya başladı. 1962’de Türkiye İşçi Partisi Yönetim Kurulu üyeliğine seçildi.

1963’ten sonra gazeteciliği bırakıp kendini tümüyle kitaplarına verdi. 1973’te Türkiye Yazarlar Sendikası’nın kuruluşuna katıldı, 1973-1974’te genel (bilgi yelpazesi.net) başkanlığını yaptı. 1952’de ilk kitabı "Sarı Sıcak" yayınlandı. Bu bir öykü kitabıydı. İlk romanı "İnce Memed" 1955’te yayınlandı.

1955-1984 arasında öykü, roman, röportaj ve makalelerden oluşan 33 kitabı çıktı. Bunlardan sırasıyla, Ortadirek, Yer Demir Gök Bakır ve Ölmez Otu "Dağın Öte Yüzü" üçlemesidir. Demirciler Çarşısı Cinayeti, Yusufçuk Yusuf ve Hüyükteki Nar Ağacı ise "Akçasaz’ın Ağaları" ismiyle bir dizidir.

Yumurcuk Kuşu ve Kale Kapısı da "Kimsecik" isimli bir dizidir. Bu iki kitapta bir bakıma kendi yaşam öyküsünü anlatır. Yapıtlarında Torosları, Çukurova’yı, Çukurova insanının acı yaşamını, ezilişini, sömürülüşünü, kan davasını, ağalık ile toprak sorununu çarpıcı bir biçimde ortaya koyar.

Yurt içinde kendi oyunlaştırdığı “Teneke” ile 1966’da İlhan İskender ve Ankara Sanatseverler Derneği ödüllerini aldı; 1984’te TÜYAP Edebiyat Halk Ödülü’nü, 1985’te Sedat Simavi Vakfı Ödülü’nü kazandı. 1992’de Kültür Bakanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’nü ve TÜYAP Onur Ödülü’nü aldı. 1993’te Paris’te oluşturulan Dünya Kültürleri Akademisi’nin kurucu üyeliğine seçildi.

Yapıtları yabancı dillere en çok çevrilen Türk yazarları arasında yer alan Yaşar Kemal’in Yer Demir Gök Bakır romanı Fransız Eleştirmenler Birliği’nce 1977 yılının en iyi yabancı romanı seçildi. Dağın Öte Yüzü üçlemesi (Orta Direk, Yer Demir Gök Bakır, Ölmez Otu) Fransa’da yılın en iyi kitabı ödülünü aldı. Yaşar Kemal’e 1982’de gene aynı ülkede Uluslararası Del Duca Ödülü, 1984’te Legion d’honneur nişanı verildi. Çeşitli kuruluşlarca Nobel Edebitat Ödülü’ne aday gösterildi.

Yaşar Kemal’in Kişisel Özellikleri, Kişilik Özellikleri:

Şaşırtıcı imgelemi, insan ruhunun derinliklerini kavrayışı, anlatımının şiirselliğiyle Yaşar Kemal’in kişisel özellikleri, kişilik özellikleri olarak sayılabilir.

Yapıtlarının / Eserlerinin Özellikleri:

Yaşar Kemal, ilk yapıtları Teneke(1955) ve İnce Memed’le(1955) bir Çukurova yöresi romancısı olarak tanındı. Feodal ilişkilerin egemen olduğu bu yörede, iktisadi yapının giderek kapitalist yapıya doğru evrimleşmesini, birbirini bütünleyen romanlarının temel sorunsalı olarak işledi.

Çukurova’nın yarım yüzyıllık görüngüsünü betimledi. İnce Memed’de ağalık kurumunu ve eşkıyalık temasını, ağa-köylü çelişkisi çerçevesi içinde ele alırken, doğa-insan ilişkisini destansı ve şiirli bir dille verdi. 

İnce Memed’in 2. ve 3. ciltlerinde bu konuyu sürdüren Yaşar Kemal, Dağın Öte Yüzü genel başlığı altında topladığı Orta Direk(1960), Yer Demir Gök Bakır(1963) ve Ölmez Otu (1969) romanlarında dağ köylülerinin mevsimlik ırgat olarak Çukurova’ya gelişlerindeki çileyi işledi.

Yerleşik köylü ile mevsimlik ırgatlık yapan dağ köylülerinin feodal düzenle çelişkisini verdikten sonra Yaşar Kemal, Akçasaz’ın Ağaları genel başlığıyla yayımladığı Demirciler Çarşısı Cinayeti(1974) ve Yusufçuk Yusuf’ta(1975), bu çelişkinin keskinleşerek, köylünün birleşmesinden korkan ağaların, köylüyü birbirine düşürmesini, eski ağalık düzeninin evrimleşerek, sanayiye yönelen yeni bir tip ağanın ve yeni bir ağalık düzeninin ortaya çıkışını öyküledi. 

Yılanı Öldürseler’de(1976) gene aynı yöreye, töreler ve bu törelerin bir kız kaçırma olayı nedeniyle çıkan çatışmalardaki etkisi açısından yaklaştı. Van’dan Çukurova’ya göçen bir ailenin çektiği acıları Kimsecik 1(Yağmurcuk Kuşu, 1980) ve Kimsecik 2(Kale Kapısı, 1985) romanlarında öyküledi.

Yaşar Kemal, Al Gözüm Seyreyle Salih (1976), Deniz Küstü(1978) ve Kuşlar da Gitti(1978) romanlarında odak olarak denizi, deniz insanlarını ve doğanın kirlenme nedeniyle giderek yok oluşunu konu edindi. Hüyükteki Nar Ağacı’ndaysa (1982) traktör kullanımı nedeniyle işsiz kalan dört köylünün kutsallığına inandıkları nar ağacını arayışlarını öyküledi. 

Üç Anadolu Efsanesi(1967), Ağrı Dağı Efsanesi(1970), Binboğalar Efsanesi(1971) ve Çakırcalı Efe (1972) adlı yapıtlarında, halk öykülerini ve söylenceleri roman yapısıyla yeniden yazdı. Filler Sultanı ile Kırmızı Skallı Topal Karınca’da da(1977) mecazlı bir üslup kullandı.

Yaşar Kemal, bütün romanlarında, insanın, insanla, çevreyle ve toplumsal kurumlarla ilişkisini öykülerken, insansal değerleri ikinci plana atmayarak, insanı bir roman malzemesi olmaktan çok bir karakter olarak ele aldı. Bunu sağlayan en önemli öğe, kullandığı, kendine özgü gözlem gücü ve şiirsel üslubudur.

Çukurova’yı işlediği romanlarında yörenin doğasıyla bütünleşen kahramanları, bu şiirsel üslupla boyut kazanarak, Yaşar Kemal’in sağlamak istediği gerçeklik duygusunu, kimi zaman katılıktan uzak bir biçimde yarattı. 

Çukurova insanlarının dilini, kimi yerde sözlü edebiyatın kıvraklığıyla kullandı. Halk dilindeki betimlemeleri, deyimleri, yöresel sözcükleri, ağıtları, ilençleri (beddua), vb’ni çağdaş bir romancı yeteneğiyle yeniden yoğurarak, dil ve üslup bakımından ödün bir bireşime ulaştı.

Öykülerinde de benzer bir üslupla, Çukurova insanının acılarını işleyen Yaşar Kemal’in biçok yapıtı sinemaya ve tiyatroya da uyarlandı.

BÜTÜN ESERLERİ / KİTAPLARI

Hikayeleri:
- Sıra Sıcak (1952)
- Sarı Sıcak- Bütün Hikayeler (1967)

Romanları:
- İnce Memed I (1955)
- Teneke (1955)
- Ortadirek (1960)
- Yer Demir Gök Bakır (1963)
- Üç Anadolu Efsanesi (1967)
- Ölmez Otu (1968)
- İnce Memed II (1969)
- Ağrı Dağı Efsanesi (1970)
- Binboğalar Efsanesi (1971)
- Çakırcalı Efe (1972)
- Demirciler Çarşısı Cinayeti (1973)
- Yılanı öldürseler (1976)
- Al Gözün Seyreyle Salih (1976)
- Filler Sultanı Kırmızı Sakallı Topal Karınca (1977)
- Kuşlar da Gitti (1978)
- Deniz Küstü (1978)
- Yağmurcuk Kuşu (1980)
- Hüyükteki Nar Ağacı (1982)
- İnce Memed III (1984)
- Kale Kapısı (1985)
- İnce Memed IV (1987)
- Kanın Sesi (1991)
- Ustadır Arı
- Yolda

Röportajları
- Yanan Ormanlarda Elli Gün (1955)
- Çukurova Yana Yana (1955)
- Peri Bacaları (1971)
- Bu Diyar Baştan Başa (1971)
- Bir Bulut Kanıyor (1974)
- Allah’ın Askerleri (1978)
- Bu Diyar Baştan Başa 1, 2, 3, 4.
- Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana
- Karıncanın Su İçtiği
- Nuhun Gemisi
- Yanan Ormanlarda Elli Gün

Yazıları
- Taş Çatlasa (1961)
- Baldaki Tuz (1974)
- Ağacın Çürüğü (1980)

Derlemeleri
- Ağıtlar (1943)
- Gökyüzü Mavi Kaldı (1978)
- Sarı Defterdekiler Folklor Derlemeleri
- Binbir Çiçekli Bahçe

Konuşmaları
- Alain Bosquet ile Konuşmalar (1992)

Yekta Güngör Özden

Hukukçu, Yazar, Şair

Anayasa Mahkemesi Eski Başkanı

1932 yılında Yekta Güngör Özden, Tokat'ın Niksar ilçesinde doğdu. İlk ve ortaokulu Niksar'da, liseyi Sivas'ta tamamladı. 

1956 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdi. 1956 yılında stajyer olarak katıldığı Ankara Barosu'nda 1965-1966'da genel sekreterlik, 1972-1974'te başkanlık yaptı. 

Türkiye Barolar Birliği'nin kuruluşunda etkin oldu. Türk Hukukçular Birliği'nin kurucu genel başkanlığını yaptı. 

11 Ocak 1979 tarihinde Cumhuriyet Senatosu tarafından Anayasa Mahkemesi asıl üyeliğine seçildi. 

2 Mart 1988 tarihinde başkanvekilliğine, 8 Mayıs 1991 tarihinde ilk defa, 25 Mayıs 1995'te ikinci defa başkanlığa getirildi. 

1 Ocak 1998 tarihinde emekli oldu. 

1998 yılında Atatürkçü Düşünce Derneği genel başkanlığına seçildi. Varlık, Türk Dili, Yazko Edebiyat ve Kemalist Ülkü dergilerinde yazı ve şiirleri yayınlandı.

ESERLERİ:
Şiirleri: 
Dilek,
Taş Ayna, 
Bir Gün Belki, 
Atatürk İçin Şiirler, 
Çağrı Özgürlüğe, 
Barışa, Mutluluğa, 
Yüreğim Güneş, 
Tan Çiçeği.

Denemeler:
Atatürk Sizsiniz, 
Hukukun Üstünlüğü, 
İnsan Hakları, 
Laiklik, 
Demokrasi Yolunda.

Yekta Kopan

1968 Ankara doğumlu Kopan, Hacettepe Üniversitesi İşletme Bölümü mezunu yazar ve seslendirme sanatçısıdır. ''Yarın'' isimli şiir ile yazın hayatına başladı. Öykü türündeki ilk kitabı ''Fildişi Karası'' 2000 yılında yayımlandı. Sonrasında Fildişi Karası, Aşk Mutfağı'ndan Yalnızlık Tarifleri, Kara Kedinin Gölgesi, Karbon Kopya ve Aile Çay Bahçesi kitapları ile yazarlığa devam etti.

Beyaz perdede ise Jim Carrey, Michael J. Fox gibi ünlü isimlerin ve çizgi film karakteri Sylvester'in seslendirmelerini yapmasıyla bilinir.

Yılmaz Özdil

Yılmaz Özdil, 1965 yılında İzmir’de doğmuştur. Babası Veli Özdil, annesi Nadide Özdil’dir. Dedesi Süleyman bey zamanında Aksaray’dan İzmir’e göç etmiş. Yıldırım adında bir abisi vardır.

İzmir Atatürk Lisesi’nin ardından Ege Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulu Gazetecilik bölümünden mezun olmuştur. 1985 yılında üçüncü sınıftayken Üniversitenin hentbol takımında oynadı.

Gazetecilik mesleğine 1982 yılında Yeni Asır gazetesinde muhabirlik yaparak başladı, sonra Yeni Asır’da yayın yönetmeni oldu. 1994 yılında Milliyet gazetesinde Yazı İşleri Müdürü oldu. 1995 yılında Sabah gazetesine geçerek Yazı İşleri Müdürü oldu. 1999 yılında Star gazetesinin kuruluşunda yer aldı. Daha sonra Sabah gazetesine döndü ve atv haber genel yayın yönetmenliği görevlerinin üstlendi. Atv ve Sabah’a TMSF`nin el koyması üzerine istifa etti, 12 Ağustos 2007’de yazar olarak Hürriyet’e geçti.

2008 yılında Uğur Dündar‘ın sunduğu Star Ana Haber bülteninin yayın yönetmenliğini yapmaya başladı. Hürriyet’in üçüncü sayfasında yazmakta ve aynı zamanda Fanatik gazetesi çatısı altında spor yazarlığı da yapmaktadır.

Yılmaz Özdil, Üniversite 3. sınıftayken tanıştığı Hülya hanım ile 1989 yılından beri evli olup Pelin (d.1991) adında bir kız çocuğu vardır.

Kitapları :
2011 – İsim, Şehir, Hayvan
2012 – İsim, Şehir, Bitki
2013 – Beraber Yürüdük Biz Bu Yıllarda

12 Ocak 2018 Cuma

Yaşar Nuri Öztürk

Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk, 22 Haziran 1945 tarihinde Trabzon’un Sürmene ilçesinde dünyaya geldi. Dokuz yaşında hâfız olan Öztürk, ilk eğitimini babasından Kur’an okuyarak aldı. On yıllık klasik medrese eğitiminden sonra hukuk ve ilahiyat tahsilini tamamlayan Öztürk, on iki yıl boyunca vaizlik ve imamlık yaptı.

1980 yılında üniversiteye dönüp “İslam Felsefesi” konulu doktorasını tamamlayan Öztürk, 1986 senesinde bu dalda doçent oldu. 1978 ve 1982 yılında “Türkiye Milli Kültür Vakfı” ödülü kazanan Öztürk’ün, Türkçe, Farsça, Arapça, Fransızca ve İngilizce dillerinde çeşitli çalışmaları bulunmaktadır.

1992 yılında İstanbul Üniversitesi’nde İlahiyat Fakültesi’nin kurulmasıyla, 1993 senesinde kurucu dekan olarak atandı.

Yaşar Nuri Öztürk, 2002 seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi’nden (CHP) İstanbul milletvekili olarak TBMM’ye girdi. Daha sonra istifa eden Öztürk, Halkın Yükselişi Partisi’ni (HYP) kurdu ve bu partinin genel başkanlığını dört yıl boyunca sürdürdü. 19 Ekim 2009 tarihinde ise genel başkanlıktan istifa ederek siyasi hayatını sonlandırdı.

TRT sanatçısı Nazlı Kanaat ile 14 Şubat 2013 tarihinde nişanlanan Öztürk, Ortadoğu, Balkanlar, Avrupa ve Afrika ülkeleri, ABD, Güney Kore ve Japonya’da kendi alanı ile ilgili akademik araştırmalar yapmıştır.

Bir süredir kanser tedavisi gören ünlü ilahiyatçı Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk, kaldırıldığı hastanede 22 Haziran 2016 tarihinde hayatını kaybetti.

Yavuz Bahadıroğlu

Yavuz Bahadıroğlu, 1945 yılında Rize‘nin Pazar ilçesi Hisarlı köyünde doğmuştur. Asıl ası Niyazi Birinci’dir. 1971 yılının Temmuz ayında İstanbul‘da gazeteciliğe başladı.

Yavuz Bahadıroğlu, Yeni Asya- Yeni Nesil Gazetesi’nde Muhabirlik, araştırma-inceleme, röportaj ve fıkra yazarlığı yaptı. Gazete, dergi ve şirket yöneticisi olarak çalıştı. Şeref Baysal ve Veysel Akpınar isimleriyle köşe yazıları yazdı. Biryandan da çocuklara yönelik kitaplar yazdı. 

Asıl çıkışını Yavuz Bahadıroğlu ismiyle yazdığı romanlarla yaptı. İlk romanı Sunguroğlu ve ardından yazdığı Buhara Yanıyor romanı ülkenin en çok satan romanlarından oldu. Genelde Osmanlı Devletinin çeşitli dönemlerini ele alan otuzu aşkın romanı vardır.

1976 yılında, Yavuz Bahadıroğlu’nun yazdığı ve Çaka Bey‘in hayatını romanlaştırdığı Çaka Bey adlı kitabı piyasaya sürüldü.

1991 yılında gazeteciliği bıraktı. Sekiz buçuk sene başka işler yaptı. 1999 yılında Akit gazetesinde tekrar yazmaya başladı.

Yavuz Bahadıroğlu, roman, çocuk kitapları, hikâye, araştırma, oyunlar, film yapılmış senaryolar ve fikri eserler olmak üzere yüzlerce çalışmaya imza attı. Yurt içinde ve yurt dışında çeşitli konularda binlerce konferans verdi, çeşitli kurum ve kuruluşlardan ödüller aldı, iki kitabı Kültür Bakanlığı tarafından yayınlandı.

Yeni Akit gazetesinde köşe yazarlığı yapmakta iken 2014 yılının Temmuz ayında ayrıldı. Daha sonra tekrar aynı gazetede yazmaya devam etmiştir.

Yavuz Bahadıroğlu, Moral FM de günlük yorumlar yapmaktadır.

Yavuz Bahadıroğlu, evlidir. 3 çocuğu vardır.

Yavuz Bahadıroğlu, Kemalist Yalanlar adlı kitabını 2015 yılında çıkardı.

Kitapları : 
1. Biz Osmanlıyız
2. Muhteşem Süleyman
3. Elveda Buhara
4. Sunguroğlu 1
5. Buhara Yanıyor
6. Fatih Sultan Mehmed
7. Malazgirt’te Bir Cuma Sabahı
8. Merhaba Söğüt
9. Yavuz Sultan Selim
10. Sunguroğlu 2
11. Kayıtdışı Tarihimiz
12. Sunguroğlu 3
13. Kanuni Sultan Süleyman
14. Şirpençe
15. Çaka Bey
16. Endülüs’e Veda
17. Osman Gazi (Osman Bey)
18. Mısır’a Doğru
19. Şehzade Selim
20. Kırım Kan Ağlıyor
21. Yavuz Sultan Selim ve Kutsal Emanetler
22. Mimar Sinan (Mimarideki Osmanlı Mührü)
23. Fatih Sultan Mehmed ve İstanbul’un Fethi
24. Orhan Gazi
25. Harem
26. Selahaddin Eyyubi
27. Resmi Tarih Yalanları
28. Sel
29. Bir Devrin Bittiği Yer – Çanakkale (Gallipoli)
30. Yolbaşı
31. Yıldırım Bayezid
32. I. Murat
33. Osmanlı’da Şehzade Katli
34. Yakın Tarihimizin Sır Perdesi
35. Osmanlı Padişahları (Beylikten Hükümdarlığa)
36. Dindarların Para ve İktidarla İmtihanı
37. Cihan Sultanları (Osman Gazi’den Sultan Vahdettin’e)
38. Hayatı Aşkla Yaşamak
39. Sahipsiz Saltanat
40. Resimli Osmanlı Tarihi
41. IV. Murat (1.Cilt)
42. Karıncalar Savaşı
43. İki Kardeş
44. Çelebi Mehmed
45. Osmanlı’nın Büyüme Sırları
46. Yakın Tarihin Kara Kutusu
47. II. Murat
48. Tarihin Mayın Tarlası
49. Eşim Çocuğum Ve Ben
50. Fedakar Annem
51. Can’ın Hatıra Defteri
52. Yaşam Bir Avuç Gül Bir Tutam Diken
53. Tarihimizin Gizli Odaları
54. Babalar Eve Dönsün
55. İnancın Zaferi Çanakkale
56. Bediüzzaman Said Nursi (Hayatı Tefekkürü Mücadelesi)
57. Gülü Arayan Adam
58. Çanakkale Kıyameti
59. Keşmekeş
60. Yürek Seferi
61. Osmanlı Demokrasisinden Türkiye Cumhuriyetine
62. Osmanlı’nın Yazılmamış Tarihi
63. Ağalar Saltanatı
64. Zindanda Şahlanış
65. Adil Olan Kazanır (Erdem Hikayeleri)
66. Avukat Bekir Berk
67. Kemalist Yalanlar

Yılmaz Erdoğan

4 Kasım 1967 tarihinde Hakkari’de doğan Yılmaz Erdoğan’ın çocukluk yılları Ankara’da geçmiştir. Babasının adı Nazım, annesinin adı ise Süheyla’dır. Bir abisi ve bir kız kardeşi vardır. Abisi Mustafa Erdoğan “Anadolu Ateşi” dans topluluğunun kurucusudur. 

Kız kardeşi Deniz Erdoğan ise ses sanatçısıdır. Yılmaz Erdoğan 1993 – 1998 seneleri arasında Sanem Oktar’la bir evlilik hayatı geçirmiştir. Bu evlilikten Berfin adında bir kız çocuğu olmuştur. 

Daha sonra sinema ve dizi oyuncusu olan Belçim Erdoğan’la evlenmiş, bu evliliğinden de 2010 senesinde Rodin adında bir erkek çocuğu dünyaya gelmiştir. Yılmaz Erdoğan oyunculuk, yazarlık ve yönetmenlik yapmaktadır.

Öğrenim Hayatı
Ankara’nın Aydınlıkevler ilçesinde bulunan Aydınlıkevler Lisesi mezunu olan Yılmaz Erdoğan 1987 senesinde İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi’ni kazanmıştır. Ancak bu öğrenimini yarım bırakmış ve Ferhan Şensoy’un “Nöbetçi Tiyatro” kadrosuna katılarak kendisine hedefleri doğrultusunda başka bir yön çizmiştir.

Sanat Kariyeri
Bu kadroda hem oyuncu olarak, hem de yazar olarak görev yapmıştır. 1988 senesine gelindiğinde “Güldüşünürü Tiyatrosu”nu kurmuştur. Daha sonra Levent Kırca Tiyatrosu’nun “Gereği Düşünüldü” oyununu yazmıştır. Bunun yanında yine Levent Kırca’nın içinde bulunduğu “Olacak O Kadar” isimli televizyon serisinin de senaryosuna katkıları olmuştur. 

Yasemin Yalçın Tiyatrosu’nda oynanan “Kadınlık Bizde Kalsın”, “Haşlama Taşlama” oyunları da Yılmaz Erdoğan’ın kaleminden çıkmış oyunlardır. 1994 senesinde ise Necati Akpınar’la beraber Beşiktaş Kültür Merkezi Oyuncuları’nı kurarak kariyerinde dev bir adım daha atmıştır. 

Ancak esas ismini duyurduğu projesi “Bir Demet Tiyatro” isimli televizyon dizisi olmuştur. Bu dizinin senaristliğini yapan Erdoğan, aynı zamanda dizideki karakterlerden biri olan “Mükremin” karakterini başarıyla canlandırarak oyunculuk kariyerinde ciddi bir aşama kaydetmiştir. Yılmaz Erdoğan’ın sinema sektöründe kendisini gösterdiği projesi ise “Vizontele” isimli filmidir. 

Filmin senaryosunu yazan Erdoğan, filmin yönetmenliğini de kendisi üstlenmiştir. “Vizontele” filmi 2000 senesinde gösterime girmiş ve o zamana kadarki filmler içerisinde en çok izlenen film olmuştur. “Vizontele” filminin ardından 2003 senesinde vizyona giren “Vizontele Tuuba” filminin de senaryosunu yazmış ve yönetmenliğini yapmıştır. 2005 senesinde gösterime giren “Organize İşler” filmini de yine kendisi yazıp yönetmiştir. 

Yılmaz Erdoğan şiire olan ilgisiyle de bilinmektedir. Şiirsel çalışmalarını “Kayıp Kentin Yakışıklısı” isimli şiir kasetini piyasaya sunarak süslemiştir. Ayrıca Yılmaz Erdoğan kariyerinde, çeşitli dallarda bir çok yerden ödüller almış bir sanatçıdır.

Yılmaz Erdoğan’ın Yönettiği Bazı Filmler

  • Vizontele – (2000)
  • Vizontele Tuuba – (2003)
  • Organize İşler – (2005)
  • Neşeli Hayat – (2009)
  • Kelebeğin Rüyası – (2013)

Yılmaz Erdoğan’ın Oyuncu Olduğu Bazı Filmler

  • Vizontele – (2000)
  • Vizontele Tuuba – (2003)
  • Organize İşler – (2005)
  • Neşeli Hayat – (2009)
  • Bir Zamanlar Anadolu’da – (2011)
  • Gergedan Mevsimi – (2012)
  • Words With Gods – (2012)
  • Kelebeğin Rüyası – (2013)

Yılmaz Erdoğan’ın Bazı Kitapları

  • Sahiler Düş Düşler Sahi – (Şiir Kitabı)
  • Bana Bir Şeyhler Oluyor – (Oyun Kitabı)
  • Kayıp Kentin Yakışıklısı – (Şiir Kitabı)
  • Anladım – (Şiir Kitabı)
  • Otogargara – (Oyun Kitabı)
  • Cebimde Kelimeler – (Oyun Kitabı)


Yusuf Atılgan

Nevzat Çorum ve Ziya Atılgan imzalarıyla da yazdı. Manisa Ortaokulu'nu; Balıkesir Lisesi'ni (1939) ve ikinci sınıftan itibaren askeri öğrenci olarak devam ettiği İstanbul'da Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nü bitirdi (1944). Bitirme tezini Ali Nihat Tarlan'ın danışmanlığında "Tokatlı Kani: Sanat, Şahsiyet ve Psikoloji" konusunda hazırladı. O yıllarda Akşehir'de bulunan Maltepe Askeri Lisesi'nde bir yıl edebiyat öğretmenliği yaptıktan sonra (1945), köyü Hacırahmanlı'ya dönerek çiftçiliğe başladı (1946).

Yusuf Atılgan, 1976'da İstanbul'a döndü. 1980'den sonra Milliyet (sonra Karacan) Yayınları'nda danışmanlık, çevirmenlik, kısa bir süre de Can Yayınları'nda redaktörlük yaptı. Üzerinde çalıştığı "Canistan" adlı romanını tamamlayamadan Moda'daki evinde kalp krizi geçirerek yaşama gözlerini yumdu.

Yusuf Atılgan, Hacırahmanlı'dan edebiyat çevreleriyle iletişim kurmaya çalıştı. 1954'te "Evdeki" adlı öyküsü Tercüman gazetesinin öykü yarışmasında birinci oldu. Aylak Adam adlı romanı 1958 Yunus Nadi Roman Yarışması İkinciliği'ni kazandı ve ertesi yıl yayımlandı.

Varlık ve A dergilerindeki öykülerinden sonra, uzun bir süre herhangi bir eseri yayımlanmadı (1961-1970). 1970'te Cumhuriyet gazetesi sanat ekinde "Yük" adlı öyküsü çıktı. Romanlarında sanatçı-aydın kişilerin bunalımlı yaşamlarını konu edindi. Kişilerin bilinçaltlarını irdeleyerek, eğilim ve saplantılarını vurgulamaya çalıştı. Aylak Adam ile Anayurt Oteli'nde yalnızlık temasını işleyişi, psikolojik derinlikleri öne çıkarışıyla dikkati çekti.

1955 Tercüman Gazetesi Hikaye Yarışması "Evdeki" öyküsüyle (Nevzat Çorum adıyla) birincilik, 1955 Tercüman Gazetesi Hikaye Yarışması "Kümesin Ötesi" öyküsüyle (Ziya Atılgan adıyla) dokuzunculuk, 1957-58 Yunus Nadi Roman Armağanı . "Aylak Adam"'la ikincilik kazandı.

Anayurt Oteli filme aktarıldı, çeşitli ödüller aldı. Roman Almanya'da Hotel Heimat adıyla Verlag anı Golgenberg tarafından basıldı (1985), Fransa'da da Ferda Figen'in çevirisiyle L'Hatel de la Mere Patrie adıyla çıktı (1992).
Yusuf Atılgan'ın ölümünden sonra Yusuf Atılgan'a Armağan (haz. Turan Yüksel ve başkaları, 1992) adlı bir kitapla Ali İhsan Kolcu'nun incelemesi Yusuf Atılgan'ın Roman Dünyası yayımlandı (2003).

Yusuf Atılgan'ın Eserleri
Roman

  • Aylak Adam (1959)
  • Anayurt Oteli (1973)
  • Canistan (2000)
Öykü
  • Bodur Minareden Öte (1960)
  • Eylemci (Bütün Öyküleri; 1992)
Çocuk Kitabı
  • Ekmek Elden Süt Memeden (1981)
Çeviri
  • Toplumda Sanat (K. Baynes; 1980).
Piyes
  • Çıkış Gecesi (Barıman yayınevi, İst. 1947)
Şiirleri :
  • Ölü Su (şiir) Yazı, Sayı 1,1987.
  • Ayrılık (Şiir) Milliyet Sanat Dergisi, sayı 1, Şubat 1980.
Çeviri Şiirleri :
  • Gözler, (Şiir) Ezra Pound'dan, Yusuf Atılgan'a Armağan, s.129-130
  • Bir Yerde Hiç Gitmediğim, e.e.cummings'ten, Yayımlanmamıştır.
Çeviri Yazıları :
  • Kierkegaard'dan (Korku ve Titreme'den),Değişim, Sayı 2
  • Kierkegaard'dan (Günce'den), Değişim, Sayı 1
  • Kierkegaard'dan (Ölümcül Hastalık'tan), Değişim, Sayı 7
Ödülleri
  • 1955 Tercüman Gazetesi öykü Yarışması'nda Evdeki öyküsü ile birincilik ve Kümesin Ötesinde öyküsü ile dokuzunculuk
  • Aylak Adam romanı ile 1957-1958 Yunus Nadi Roman Armağanı'nda ikincilik.
  • Bodur Minareden Öte ile Sait Faik Öykü Ödülü

31 Aralık 2017 Pazar

Yakup Kadri KARAOSMANOĞLU (1889 – 1974)

Yakup Kadri KARAOSMANOĞLU (1889 – 1974)

Cumhuriyet kuşağımızın ilk önemli romancılarından olan Yakup Kadri, yazdığı romanlarla bir yandan Kurtuluş Savaşı'nın başarılı olacağına dair inancını sergilerken bir yandan da asıl savaşın cephede değil gönüllerde kazanılacak savaş olacağının altını çizmiştir. Özellikle "Yaban" romanı, Anadolu insanına yüzyıllardır sırtını dönmüş olan Türk aydınına bir çağrı niteliğindedir.

Yakup Kadri Karaosmanoğlu, 27 Mart 1889 tarihinde Kahire'de dünyaya geldi. Babası Manisa'nın tanınmış Karaosmanoğlu Ailesi'ne mensup Abdülkadir Bey, annesi İkbal Hanım'dı. Babası 1833 yılında Kavalalı İbrahim Paşa'nın Manisa'yı işgali sırasında ona yakınlık göstermiş ve onun Mısır'daki konağına yerleşmişti. Abdülkadir Bey'in konak halkından İkbal Hanım ile yaptığı evlilikten dünyaya gelen ikinci çocuğu, Yakup Kadri oldu.

Ailesi, İbrahim Paşa'nın ölümü üzerine Türkiye'ye gelince ilköğrenimini Manisa'da Fevziye Mekteb-i İptidaisi'nde tamamladı.1903'te İzmir İdadisi'ne girdi. Şahabettin Süleyman ile arkadaşlığı bu okulda iken başladı. Çocukluk yıllarında başlayan edebiyat ilgisi, lise yıllarında daha da arttı. Babasının ölümü üzerine İzmir Lisesi'ndeki eğitimini tamamlayamadı ve 1905 yılında, annesiyle Mısır'a döndü. 

Mısır'daki Jön Türkler ile tanıştı, İzmir'e dönme isteğinden vazgeçti. Jön Türkler'in etkisiyle politikaya ilgi duymaya başladı. İskenderiye'deki bir Fransız okulunda ve İsviçre Lisesi'nde eğitim görerek iki yıl sonra ortaöğrenimini tamamladı. Bu yıllarda öğrendiği Fransızca ile Flaubert, Guy de Maupassant, Alphonse Daudet gibi ünlü Batılı yazarları okudu. 

Şerafettin Mağmumi'nin çıkardığı Türk adlı dergide Maupassant'tan yaptığı ilk çeviri öykülerini yayınladı.

Balkan Savaşı ve I. Dünya Savaşı'nda yaşananlar Yakup Kadri'nin edebiyat anlayışını değiştirmesine neden oldu; sanatın kişisel ve muhterem olduğu düşüncesinden uzaklaştı. Toplum için sanat anlayışına yöneldi ve Milli Edebiyat akımının sade dil anlayışını benimsedi. Mondros Mütarekesi'nden sonraki günlerde İkdam gazetesinde yazılar yazan Yakup Kadri, yazılarında Kurtuluş Savaşı'nı destekledi. Bir yandan da Yeni Mecmua'da Erenlerin Bağından adını verdiği nesirler yayımladı. Milli Mücadele ile ilgili hikayeler yazdı. Bu dönemdeki yazılarını daha sonra Ergenekon adıyla kitaplaştırdı (1929).

1920'de Milli Mücadele'yi izlemek için bazı arkadaşlarıyla birlikte Ankara'ya çağrıldı. Batı Cephesi'ni dolaştı ve bu seyahatinden milli duyguları güçlenmiş, geleceğe dair ümit dolu olarak İstanbul'a döndü. Gazetecilik çalışmaları devam ederken en büyük eserleri olan romanlarını yayımlamaya başladı. Kiralık Konak romanı İkdam'da tefrika edildi, daha sonra da kitap olarak basıldı. Yazarın kitap olarak basılan ilk romanı Kiralık Konak oldu. Bu, bireyci sanattan vazgeçtikten sonra yazdığı ilk romandı. Roman, Tanzimat'tan sonra değişen Osmanlı sosyal hayatını konu edinmekteydi.

1927'de Hüküm Gecesi, 1928'de Sodom ve Gomore adlı romanlarını yayımladı. Hüküm Gecesi romanında II. Meşrutiyet dönemini, Sodom ve Gomore'de ise Mütareke dönemini başarıyla yansıttı. Bir Sürgün (1937) romanında II. Abdülhamit dönemini ele alırken, iki ciltlik Panaroma (1953) romanı ise cumhuriyetin kök salma dönemleri olan 1923-1952 arasını işlemektedir. Yakup Kadri Anadolu insanını ve onun yaşayış tarzını romanlarında anarak Türk romanında ilk kez yurt insanını işleyen ve romanlarıyla onlara ulaşmaya çabalayan yazar oldu.

1932'de Vedat Nedim Tör, Şevket Süreyya Aydemir, Burhan Asaf Belge ve İsmail Hüsrev Tökin ile birlikte Kadro Dergisi'nin kurucuları arasında yer aldı. Kurtuluş Savaşı gözlemlerinden ve Tetkik-i Mezalim Komisyonu'nda yer aldığı dönemden esinlenerek yazdığı Yaban adlı romanı o yıl Kadro dergisinde yayımlandı ve büyük yankılar uyandırdı. 1942'de CHP Roman Yarışması'nda ikincilik ödülü kazanan Yaban, Karaosmanoğlu'nun en başarılı romanı sayılır. Yaban hem Anadolu'yu ve köylüyü konu edinen ilk önemli roman olmasıyla hem de gerçekliği şiirsel bir üslupla dile getirmedeki başarısıyla Türk roman tarihinde saygın bir yere sahiptir.

Yakup Kadri, 1966 yılında seçildiği Anadolu Ajansı yönetim kurulu başkanlığını sürdürmekte iken 13 Aralık 1974'te Ankara'da tedavi görmekte olduğu Gülhane Askeri Tıp Akademisi'nde hayatını kaybetti ve İstanbul Beşiktaş'taki Yahya Efendi Mezarlığı'nda annesinin mezarı yanında toprağa verildi.

Romanları:

  • Kiralık Konak (1922),
  • Nur Baba (1922),
  • Hüküm Gecesi (1927),
  • Sodom ve Gomore (1928),
  • Yaban (1931),
  • Ankara (1934),
  • Bir Sürgün (1937),
  • Panaroma (2 cilt-1953),
  • Hep O Şarkı (1956)