Adam Fawer, Pennsylvania Üniversitesi’nin ekonomi bölümünden
mezun olmuş, istatistik bölümünde yüksek lisanstan sonra MBA yapmıştır. Kariyeri
boyunca Sony Müzik, J.P Morgan, yakın zamanda da About.com gibi çeşitli
firmalarda çalışmıştır. İlk romanı Olasılıksız şimdiden beş dile çevrilmiştir.
Fawer, karısı Meredith, oğlu Phineas ve beslediği birçok balıkla birlikte halen
New York’ta yaşamaktadır.
Halen yaşadığı ve henüz iki kitabı olduğu için olsa gerek,
yazarın biyografisi hakkında daha ayrıntılı bilgi maalesef edinilememektedir.
Ancak, bunun yerine gözlerimizi edebi kişiliğine çevirdiğimizde, hakkında kendi
sözleriyle daha fazla bilgi edinebiliyoruz:
Ben sizin tipik romancılarınızdan değilim. Romanımı
HarperCollins’e satmadan önce hiç profesyonel olarak yazmamıştım. Üniversitede
İngilizce uzmanı değildim bile. Aslında bunun tam tersiydim. Her zaman düzenli
yazsam da, kendimi hep sayıların adamı olarak gördüm. Böylece sayısal bir alan
seçtim ve ekonomi eğitimi aldım.
Görüldüğü gibi yazar yazmayı sevse de kendini sayısal alanda
daha yetkin görmüş ve bildiğimiz kadarıyla seçtiği yolda da başarılı olmuştur.
Çalıştığı şirketlerde yükselmiş ve iyi paralar kazanmıştır.
Hep istediğimi sandığım her şeye sahiptim. Her şey, gerçekten
sevdiğim bir meslek hariç. Sonra iyi bir arkadaşım, Stephanie Williams beni
aradı ve hayatımı sonsuza dek değiştirecek bir haber verdi. Ona son aşamaya
gelmiş göğüs kanseri teşhisi konulmuş. Bu üniversiteden eski arkadaşınızdan
duymayı bekleyeceğiniz bir haber değil. (Özellikle de sadece otuzundaysa) Bu
haber beni oldukça sert çarptı ve hayatımı yeniden değerlendirmemi sağladı.
Kulağa bayat geliyor biliyorum, ama doğru. Babam nefret ettiği bir işte
neredeyse yirmi yıl çalıştıktan sonra daha 49 yaşındayken kanserden öldü.
Kaderimin onunkiyle aynı olmasını istemiyordum.
Kaderinin anne ya da babasıyla aynı olmasını birçok yetişkin
istemez. Kimse ailesinin hatalarına düşmek istemez. Fawer da babasının
hatalarından ders almış gibi görünüyor ve sözlerini normal bir çocukluk
geçirmediğini, 6 yaşındayken iki gözünde de korneada hasar oluşturan nadir bir
hastalığa yakalandığını ve sonraki on yılını hastanelerde geçirmek zorunda
kaldığını, bu zor zamanlarında tek sevdiği şeyin hastanede körler için banta
okunmuş romanları dinlemek olduğunu anlatarak sürdürüyor. O yaşlarda diğer
çocuklar gibi polis veya astronot değil, yazar olmakmış hayali.
Stephanie’yle konuştuktan sonra işimi bırakmaya ve yazar olmak
olan çocukluk hayalimin peşinde koşmaya karar verdim. O da her zaman bir romancı
olmayı istediği için (ki ödül kazanmış bir dergi yazarıydı) bir anlaşma yaptık.
İkimiz de yazımızı tamamlayana kadar her gün birlikte yazacaktık. Ertesi gün
metroyla onun yaşadığı Brooklyn Heights’a gittim, birlikte Starbucks’a yol aldık
(her birimizin dizüstü bilgisayarları dikkatlice koltukaltımıza sıkıştırılmış
bir şekilde), fişe taktık ve yazmaya başladık.
O gün yaklaşık iki saat yazan iki arkadaş karar verdikleri gibi
her gün birlikte yazmaya devam etmişler. Yaklaşık bir ay boyunca hiç aksatmadan
her gün yazıyorlar; fakat daha sonra Stephanie’nin rahatsızlığı artmış ve
hastaneye yatmak zorunda kalmış. Fawer ise her gün yazmaya devam etmiş. Bir yıl
sonra 2003’te romanını tamamlayan Fawer romanını tanınmış bir yayınevine vermiş,
Stephanie ise bir arkadaşı tarafından kurulmakta olan yeni bir yayınevine
vermeyi tercih etmiş. 2004’te kitabı basılan Stephanie o gün için hayatındaki en
mutlu günü olduğunu söylemiş fakat iki hafta sonra hastalığına olan savaşını
kaybederek vefat etmiş.
Stephanie bana sevdiğim işi yapmanın ne kadar önemli olduğunu
görmemde yardım etti çünkü ne kadar zamanın kaldığını asla bilemiyorsun. Şimdi
artık ben tam zamanlı bir yazarım.
Görüldüğü gibi yazar daha önceki işinde yükselmiş ve iyi para
kazanmış olsa da sevdiği işi yapmanın yerini hiçbir şeyin tutamayacağını
söylemekte.
Türkiye’de Nisan 2006’da ilk basımı çıkan OlasılıkSız o kadar
ilgi görmüştür ki, ardından yayımlanan Empati isimli kitabı ilk olarak Türkçeye
çevrilmiş ve ilk Türkiye’de yayımlanmıştır.
28 Aralık 2017 Perşembe
Sabahattin Ali
25 Şubat 1907'de Gümülcine'de doğdu, 2 Nisan 1948'de
Kırklareli'nde öldü. İstanbul İlköğretmen Okulu'nu bitiren Sabahattin Ali,
Yozgat'ta bir yıl öğretmenlikten sonra, 1928 yılında Milli Eğitim Bakanlığı'nca
Almanya'ya gönderildi. 1930'da döndükten sonra Aydın, Konya ve Ankara
ortaokullarında Almanca öğretmenliği, Milli Eğitim Bakanlığı Yayın Müdürlüğü'nde
memurluk ve Devlet Konservatuvarı'nda dramaturgluk yaptı. 1945'te Bakanlık
emrine alındı, İstanbul'da Markopaşa adlı mizah gazetesini çıkardı. 1948'de bir
yazısı yüzünden tutuklandı, üç ay kadar hapis yattı. Sürekli izlendiği için
yurtdışına kaçmak istedi; ancak Kırklareli dolaylarında bir kaçakçı tarafından
öldürüldüğü iddia edildi.
Şiirler, hikâyeler, romanlar yazdı, çeviriler yaptı. İlk yazıları Balıkesir'de Irmak dergisinde çıkmıştı (1925/26). Sabahattin Ali 1930'lu yıllarda öyküye gerçekçi ve yeni bir soluk getirmişti. Öykülerinde; tanımlamakta güçlük çektiğimiz kimi duyguları ustalıkla anlatan Ali, insanın zavallılığını ve gücünü aynı sarsılmaz üslupla, zaman zaman masalsı ve destansı bir biçimde yansıtmayı başarmıştı. Öykü kitapları: Değirmen (1935), Kağnı (1936), Ses (1937), Yeni Dünya (1943), Sırça Köşk (1947). Halk şiirinden esinlenerek yazdığı şiirlerini Dağlar ve Rüzgâr'da toplamıştı (1934).
Sabahattin Ali, romanlarında da insanın ruhuna ayna tuttu ve gerçeğe bu aynadan baktı. Kuyucaklı Yusuf (1937), İçimizdeki Şeytan (1940), Kürk Mantolu Madonna (1943) adlı romanlarında, okurların gerçekliği daha derinden algılamasını sağladı.
Sağlığında yayımlanmış dokuz kitabına, Varlık dergisinde tefrika edilen Esirler (1936) oyunu da eklenince on kitabı, yedi ciltlik bir külliyat halinde Varlık Yayınları arasında tekrar basılmıştı (1965/66). Bütün Eserleri önce Bilgi Yayınevi'nde, sonra Cem Yayınevi'nde yeniden basıldı. Bu arada Hikmet Altınkaynak'ın Sabahattin Ali - Markopaşa Yazıları ve Ötekiler (1987) derlemesi de adı geçen dizide çıktı. Yazar üzerine incelemeler arasında Kemal Sülker'in Sabahattin Ali Dosyası (1968), Asım Bezirci'nin Sabahattin Ali/Hayatı, Hikâyeleri, Romanları (1974), Kemal Bayram'ın Sabahattin Ali Olayı (1978), Filiz Ali Laslo ile Atilla Özkırımlı'nın Sabahattin Ali (1979), Reşit M. Ertüzün'ün Sabahattin Ali Olayının Gerçeği (1985), Filiz Ali'nin "Filiz Hiç Üzülmesin" (1996), Ramazan Korkmaz'ın Sabahattin Ali (1997) adlı kitapları ve Almanya'da yayımlanan Elisabeth Siedel'in Sabahattin Ali Mystiker und Sozialist adlı çalışması sayılabilir.
Şiirler, hikâyeler, romanlar yazdı, çeviriler yaptı. İlk yazıları Balıkesir'de Irmak dergisinde çıkmıştı (1925/26). Sabahattin Ali 1930'lu yıllarda öyküye gerçekçi ve yeni bir soluk getirmişti. Öykülerinde; tanımlamakta güçlük çektiğimiz kimi duyguları ustalıkla anlatan Ali, insanın zavallılığını ve gücünü aynı sarsılmaz üslupla, zaman zaman masalsı ve destansı bir biçimde yansıtmayı başarmıştı. Öykü kitapları: Değirmen (1935), Kağnı (1936), Ses (1937), Yeni Dünya (1943), Sırça Köşk (1947). Halk şiirinden esinlenerek yazdığı şiirlerini Dağlar ve Rüzgâr'da toplamıştı (1934).
Sabahattin Ali, romanlarında da insanın ruhuna ayna tuttu ve gerçeğe bu aynadan baktı. Kuyucaklı Yusuf (1937), İçimizdeki Şeytan (1940), Kürk Mantolu Madonna (1943) adlı romanlarında, okurların gerçekliği daha derinden algılamasını sağladı.
Sağlığında yayımlanmış dokuz kitabına, Varlık dergisinde tefrika edilen Esirler (1936) oyunu da eklenince on kitabı, yedi ciltlik bir külliyat halinde Varlık Yayınları arasında tekrar basılmıştı (1965/66). Bütün Eserleri önce Bilgi Yayınevi'nde, sonra Cem Yayınevi'nde yeniden basıldı. Bu arada Hikmet Altınkaynak'ın Sabahattin Ali - Markopaşa Yazıları ve Ötekiler (1987) derlemesi de adı geçen dizide çıktı. Yazar üzerine incelemeler arasında Kemal Sülker'in Sabahattin Ali Dosyası (1968), Asım Bezirci'nin Sabahattin Ali/Hayatı, Hikâyeleri, Romanları (1974), Kemal Bayram'ın Sabahattin Ali Olayı (1978), Filiz Ali Laslo ile Atilla Özkırımlı'nın Sabahattin Ali (1979), Reşit M. Ertüzün'ün Sabahattin Ali Olayının Gerçeği (1985), Filiz Ali'nin "Filiz Hiç Üzülmesin" (1996), Ramazan Korkmaz'ın Sabahattin Ali (1997) adlı kitapları ve Almanya'da yayımlanan Elisabeth Siedel'in Sabahattin Ali Mystiker und Sozialist adlı çalışması sayılabilir.
30 Ekim 2017 Pazartesi
Saygı Öztürk
Ünlü gazeteci Emin Çölaşan’ın “araştırmacı gazeteciliğin günümüzdeki önderlerinden” dediği Saygı Öztürk, Hürriyet, Sabah, Star ve Sözcü gazetelerinde gündem yaratan haber ve röportajlarıyla “Basın Oscarı” sayılan Sedat Simavi Gazetecilik Ödülü, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Çağdaş Gazeteciler Derneği ödülleri de olmak üzere değişik meslek kuruluşlarının 30’dan fazla ödülünü aldı. Türkiye’nin yakın politik tarihini ve bugününü ele alan kitaplarıyla da ses getiren Öztürk, bilinen olaylardaki “bilinmeyenlere” ve yüzeyde görünenlerin “derin ilişkileri”ne ışık tutan çalışmalarıyla bir marka haline gelmiş durumda.
Sadık Hidayet
Sadık Hidayet 17 Şubat 1903'te Tahran'da doğdu. Soylu bir ailenin çocuğuydu. Ortaöğrenimini Tahran'da tamamladıktan sonra mühendislik okumak için Belçika'ya gitti. Ancak edebiyata ilgi duyduğundan öğrenimini yarıda bırakarak Paris'e geçti. Orada Fransız dili ve edebiyatını yakından inceleme fırsatı bulan Hidâyet, ilk öykülerini Paris'te yazdı.
Dört yıl sonra Tahran'a döndü. 1936'da Hindistan'a giderek Sâsânî Pehlevîsi ve Sanskritçe öğrendi. Budizmi inceledi ve Buda'nın bazı yazılarını Farsçaya çevirdi. İran'a dönükten sonra bir süre devlet memurluğu ve tercümanlık yaptıysa da bu görevlerinde uzun süre çalışamadı. 1950'de tekrar Paris'e giden ve zaman zaman bunalımlar geçiren Hidâyet, 9 Nisan 1951 günü, yine böyle bir bunalım sonrası, havagazıyla intihar etti. Sâdık Hidâyet, Seyyid Muhammed Ali Cemalzâde'den sonra, Bozorg Alevî ve Sâdık-ı Çûbek ile birlikte İran edebiyatında modern öykücülüğün kurucularındandır.
Başlıca Yapıtları:
Öykü:
Roman:
Oyun:
İnceleme-Araştırma:
Dört yıl sonra Tahran'a döndü. 1936'da Hindistan'a giderek Sâsânî Pehlevîsi ve Sanskritçe öğrendi. Budizmi inceledi ve Buda'nın bazı yazılarını Farsçaya çevirdi. İran'a dönükten sonra bir süre devlet memurluğu ve tercümanlık yaptıysa da bu görevlerinde uzun süre çalışamadı. 1950'de tekrar Paris'e giden ve zaman zaman bunalımlar geçiren Hidâyet, 9 Nisan 1951 günü, yine böyle bir bunalım sonrası, havagazıyla intihar etti. Sâdık Hidâyet, Seyyid Muhammed Ali Cemalzâde'den sonra, Bozorg Alevî ve Sâdık-ı Çûbek ile birlikte İran edebiyatında modern öykücülüğün kurucularındandır.
Başlıca Yapıtları:
Öykü:
- Zinde begûr (1930; Diri Gömülen, Çev. Mehmet Kanar, YKY, 1995),
- Se katre hân (1932; Üç Damla Kan, Çev. M.K., YKY, 1999),
- Siiyerûşen (1933; Alacakaranlık, Çev. M.K., YKY, 2001),
- Seg-i vilgerd (1942; Aylak Köpek, Çev. M.K., YKY, 2000).
Roman:
- Sâye-i Moğul (1931; Moğol Gölgesi),
- Aleviye Hiinum (1933; Aleviye Hanım),
- Bûf-i kûr (1937; Kör Baykuş, Çev. Behçet Necatigil, Varlık Yayınları, 1977; YKY, 2001),
- Haci Aga (1945; Hacı Aga, Çev. M.K., YKY, 1998).
Oyun:
- Pervîn Duhter-i Sâsân (1930; Sâsân Kızı Pervin),
- Mâzyâr (1933).
İnceleme-Araştırma:
- Feviiyid-i giyâhhâri (1927; Vejetaryenliğin Yararları, Çev. M.K., YKY, 1997), İsfehân nısf-i cihan (1931; Isfahan: Yarım Cihan),
- Terânehâ-yi Hayyiim (1934; Hayyam'ın Teraneleri, Çev. M.K., YKY, 1999), Folklor yii ferheng-i tûde (Folklor ya da Halk Kültürü).
Vüs’at O. Bener
Vüs’at O. Bener (1922 Samsun - 2005 Ankara). İlkokulu
Erzincan’da, ortaokulu Sivas’ta okudu; Bursa Işıklar Askeri Lisesi ve Harp Okulu’ndan sonra 1953’e kadar orduda görev yaptı. 1957’de Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Kamu kuruluşlarında çalıştı; 1992’de emekli oldu.
1950’de New York Herald Tribune gazetesi ile Yeni İstanbul gazetesinin ortaklaşa düzenledikleri öykü yarışmasına katıldı; “Dost” adlı öyküsüyle dikkat çekti. Seçilmiş Hikâyeler, Varlık, Yeditepe dergilerinde yayımladığı öykülerle tanındı. Öykülerinden “Dost” Fransızcaya, “Batak” Almancaya, “İlki” İngilizceye çevrildi. Hakkında, Vüs’at O. Bener: Kara Anlatı Yazarı (Semih Gümüş; 1994), Vüs’at O. Bener: “Bir Tuhaf Yalvaç” (Norgunk, 2004) ve Yaşamasız Yazabilmek (Reyhan Tutumlu, 2010) adlı kitaplar yayımlandı.
Erzincan’da, ortaokulu Sivas’ta okudu; Bursa Işıklar Askeri Lisesi ve Harp Okulu’ndan sonra 1953’e kadar orduda görev yaptı. 1957’de Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Kamu kuruluşlarında çalıştı; 1992’de emekli oldu.
1950’de New York Herald Tribune gazetesi ile Yeni İstanbul gazetesinin ortaklaşa düzenledikleri öykü yarışmasına katıldı; “Dost” adlı öyküsüyle dikkat çekti. Seçilmiş Hikâyeler, Varlık, Yeditepe dergilerinde yayımladığı öykülerle tanındı. Öykülerinden “Dost” Fransızcaya, “Batak” Almancaya, “İlki” İngilizceye çevrildi. Hakkında, Vüs’at O. Bener: Kara Anlatı Yazarı (Semih Gümüş; 1994), Vüs’at O. Bener: “Bir Tuhaf Yalvaç” (Norgunk, 2004) ve Yaşamasız Yazabilmek (Reyhan Tutumlu, 2010) adlı kitaplar yayımlandı.
19 Ekim 2017 Perşembe
Atakan Altınörs
Eğitim Geçmişi :
Mesleki Geçmişi :
Verdiği Dersler :
Kitap
- 28 Haziran 2012 Felsefe Doçenti – Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı
- 2004-2008 Felsefe Doktora – Galatasaray Üniversitesi İstanbul
- 1997-1998 Burslu – Université de Bourgogne Dijon
- 1994-1997 Felsefe Yüksek Lisans – Uludağ Üniversitesi Bursa
- 1990-1994 Felsefe Lisans – Uludağ Üniversitesi Bursa
Mesleki Geçmişi :
- 2012-devam Öğretim Üyesi Galatasaray Üniversitesi
- 2002-2012 Öğretim Görevlisi Galatasaray Üniversitesi
- 1998-2002 Öğretim Görevlisi Uludağ Üniversitesi Bursa
- 1994-1998 Araştırma Görevlisi Uludağ Üniversitesi Bursa
Verdiği Dersler :
- Dil felsefesi, Felsefe tarihi metinleri, Felsefede metin çözümlemeleri, Felsefi antropoloji, Felsefeye giriş
Kitap
- Altınörs Atakan, İdealar ve Dil Bağlamında Locke ile Leibniz, Eflatun (Efil) yay., Ankara: 2009
- Altınörs Atakan, 50 Soruda Dil Felsefesi, Bilim ve Gelecek Kitaplığı yay., İstanbul: 2012
- Makale
- Altınörs, S.A., 2012, Bahar, AKADEMİK ARAŞTIRMALAR DERGİSİ, sayı: 52, İstanbul, Ernest Renan’ın Dilin Kökeni Meselesine Yaklaşımı
- Altınörs, S.A., 2011, Güz, EKEV AKADEMİ DERGİSİ, sayı: 49, Erzurum, Platon ile Aristoteles’in retorik anlayışlarının karşılaştırılması
- Altınörs, S.A., 2011, SYNERGIES TURQUIE, sayı: 3, İstanbul, La Critique faite par Leibniz a l’approche lockeenne du probleme de l’origine des mots
- Altınörs, S.A., 2011, Kış, KUTADGUBİLİG DERGİSİ, sayı: 19, İstanbul, Condillac’ta düşünce-dil ilişkisi
- Altınörs, S.A., 2010, Ocak, ETHOS FELSEFE DERGİSİ, cilt: 3, sayı: 1, Berkeley’in dil ve anlam yaklaşımı üzerine bir inceleme
- Altınörs, S.A., 2010, Yaz, ERCİYES ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ DERGİSİ, sayı: 28, Kayseri,: Düşünce ile dil arasındaki ilişkiye Descartes’ın yaklaşımı
- Altınörs, S.A., 2010, Temmuz, FELSEFE DÜNYASI DERGİSİ, sayı: 51, Ankara, Bir ideal dil projesi olarak characteristica universalis
- Altınörs, S.A., 2010, Güz, KUTADGUBİLİG DERGİSİ, sayı: 18, İstanbul, Bergson’un bir imkan ve engel olarak dil anlayışı
- Altınörs, S.A., 2010, Aralık, Felsefe Dünyası Dergisi, sayı: 52, Ankara: BİR DİL FİLOZOFU OLARAK ROUSSEAU
- Altınörs,S.A., 2008, Güz, FELSEFE DÜNYASI DERGİSİ, sayı: 48, Ankara, Kelimelerin Keyfiliği Düşüncesine Condillac’ın İtirazı
- Altınörs, S.A., 2012, İlkbahar-Yaz, CIVILACADEMY DERGİSİ, cilt: 9, sayı:1-2, İstanbul, Herder’in Gençlik ve Olgunluk Dönemlerinde Dilin Kökeni Meselesine Yaklaşımı,
- Altınörs, S.A., 2012, Yaz, KARADENİZ DERGİSİ, sayı: 14, Dile Davranışçı Yaklaşımlara Chomsky’nin İtirazı Üzerine
- Altınörs, S.A., 2012, Güz, BİLİG DERGİSİ (SSCI index), sayı: 62, Rousseau’nun Dilin Kökeni Meselesine Yaklaşımı
- Bildiri
- Altınörs,S.A., 2010, Mart, Türkiyede Felsefenin Geleneği ve Geleceği, İstanbul Üniversitesi: Üniversitelerdeki felsefe öğretiminde, lise müfredatı kaynaklı klişelerin oluşturduğu engeller üzerine gözlemler, (sayfa 321-328) bildiri metinleri kitabı: İstanbul Üniversitesi yay. (yayın no: 5056), 2012.
- Altınörs,S.A., 2008, ODTÜ Anlam Kongresi, Ankara: Locke’un Anlam Teorisinde Kelimelerin Müphemliği, bildiri metinleri kitabı: Anlam Kavramı Üzerine Yeni Denemeler, Legal Yayıncılık, İstanbul, 2010.
- Çeviri
- René Descartes, Metot Üzerine Konuşma, Paradigma yay., İstanbul, 2011
- Jean Didier, John Locke Paradigma yay., İstanbul, 2009
- Alfred Fouillée, Descartes, Eflatun (Efil) yay., Ankara, 2009
- Emile Boutroux, Leibniz: Hayatı ve Felsefesi, Paradigma yay., İstanbul, 2009
- Nayla Farouki, İdea Nedir?, Say yay., İstanbul, 2009
- (Derleme), Analitik Felsefe, Say yay., İstanbul, 2008
- Olivier Abel, Jerome Porée, Ricoeur Sözlüğü, Say yay., İstanbul, 2011
- G. W. Leibniz, Monadoloji-Metafizik üzerine Konuşma, Doğu-Batı yay., Ankara, 2011
- Henri Bergson, Metafiziğe Giriş, Paradigma yay., İstanbul, 2011
- René Descartes, Hakikatin Araştırılması-Dünya ya da Işık Üzerine Deneme, Paradigma yay., İstanbul, 2011
- Ernest Renan, Dilin Kökeni Üzerine, Bilge Kültür Sanat yay., İstanbul, 2011
- (Umut Öksüzan ile ortak çeviri) Paul Ricoeur, Zaman ve Anlatı IV: Öykülenen Zaman, Yapı-Kredi yay., İstanbul, 2013
- Jean-Gérard Rossi, Analitik Felsefe, Bilge Kültür Sanat yay., İstanbul, 2013
- Pascal Picq ve diğerleri, Dilin Kökenleri, Bilge Kültür Sanat yay., İstanbul, 2013
Aşkın Güngör
1972 yılında İstanbul’da doğdu. 1990 yılından itibaren dahil olduğu yayıncılık sektörünün, editörlükten yazı işleri müdürlüğüne dek hemen her alanında görev aldı. Yarısı çocuk ve gençlik edebiyatı eserleri olmak üzere, yaklaşık 100’den fazla kitaba editör ve yayın danışmanı olarak destek verdi.
Süreli yayınlarda şiir, deneme ve öyküleriyle yer aldığı gibi, şiir kitabı, öykü kitabı, masal kitabı ve romanları yayınlandı. Bir Tres Culturas projesi olan ve İspanya’da yayınlanan Hispacon 2007 seçkisinde Çarkıfelek (La Rueda del Destino) adlı öyküsüyle tek Türk yazar olarak yer aldı. Yerli pek çok seçkiye de öyküleriyle katkı verdi.
1993'te DSP İnsan Hakları Öykü Yarışması'nda "Ve İp Gerildi" adlı öyküyle birincilik ödülünü kazanan Aşkın Güngör, 1996'da BU Yayınevi Çocuk Edebiyatı Roman Yarışması'nda "Düşler Diyarı" adlı adlı romanıyla Jüri Özel Ödülü'ne; 2004'te Türkiye Bilişim Derneği, Bilişim Dergisi, Bilim Kurgu Öykü Yarışması'nda "Sevgilim Dans Edelim mi?" adlı öyküyle Birincilik Ödülü'ne; 2004'te Tudem Masal Yarışması'nda "Kardan Adam Masalı" adlı çalışmayla üçüncülük ödülüne değer bulundu.
Halen FABİSAD ve ÇGYD'ye üye olan Aşkın Güngör evli ve iki çocuk babasıdır.
YAYINLANAN ESERLERİ
YER ALDIĞI SEÇKİLER
CANLANDIRILAN SENARYOLARI
ALDIĞI ÖDÜLLER
ÜYELİKLERİ
Süreli yayınlarda şiir, deneme ve öyküleriyle yer aldığı gibi, şiir kitabı, öykü kitabı, masal kitabı ve romanları yayınlandı. Bir Tres Culturas projesi olan ve İspanya’da yayınlanan Hispacon 2007 seçkisinde Çarkıfelek (La Rueda del Destino) adlı öyküsüyle tek Türk yazar olarak yer aldı. Yerli pek çok seçkiye de öyküleriyle katkı verdi.
1993'te DSP İnsan Hakları Öykü Yarışması'nda "Ve İp Gerildi" adlı öyküyle birincilik ödülünü kazanan Aşkın Güngör, 1996'da BU Yayınevi Çocuk Edebiyatı Roman Yarışması'nda "Düşler Diyarı" adlı adlı romanıyla Jüri Özel Ödülü'ne; 2004'te Türkiye Bilişim Derneği, Bilişim Dergisi, Bilim Kurgu Öykü Yarışması'nda "Sevgilim Dans Edelim mi?" adlı öyküyle Birincilik Ödülü'ne; 2004'te Tudem Masal Yarışması'nda "Kardan Adam Masalı" adlı çalışmayla üçüncülük ödülüne değer bulundu.
Halen FABİSAD ve ÇGYD'ye üye olan Aşkın Güngör evli ve iki çocuk babasıdır.
YAYINLANAN ESERLERİ
- Ben Bir Kediyim, Şiir, 1993, Alfa Basım Yayın
- Düşler Diyarı, Roman, 1996, BU Yayınevi
- Gohor Cam Kent, Roman, 2003, BU Yayınevi
- Gohor Kurtlar Yolu, Roman, 2003, BU Yayınevi
- Aykolik, Roman, 2005, BU Yayınevi
- Sevgili Salak, Roman, 2007, Olgu Kitaplığı
- Mesih’in Klonu, Roman, 2007, İnkılâp
- Geceyle Gelen, Öyküler, 2008, Crea Kitap
- Olağan Mucizeler, Roman, 2008, Crea Kitap
- Gohor Kıyametten Sonra, Roman, 2008, Crea Kitap
- Kardan Adam Masalı, Masal, 2009, Uçanbalık
- Kayıp Ruhlar Kulübü Dizisi, Ruhlar Kayboluyor, Roman, 2011, BU Yayınevi
- Gizemli Şeyler Dedektifi Bol Bel’in İnanılmaz Serüvenleri 1, Sözcük Korsanı, Roman, 2011, Tudem
- Mesih’in Klonu, Düzenlenmiş 2. Basım, Roman, 2012, Postiga
- Gohor Cam Kent, 2. Basım, Roman, 2013, Deli Dolu
- Gizemli Şeyler Dedektifi Bol Bel’in İnanılmaz Serüvenleri 2, Doktor Otukuru’nun Işınlama Makinesi, Roman, 2013, Tudem
- Gohor Kurtlar Yolu, 2. Basım, Roman, 2014, Deli Dolu
- Her Daim Bu Sevdada Ben Bir Sadri Alışık, Şiir, 2015, AYA
- Gizemli Şeyler Dedektifi Bol Bel’in İnanılmaz Serüvenleri 3, Pamuk Bol Bel ve Yedi Cüce, Roman, 2016, Tudem
- Aşk-ı Muamma, Roman, 2016, AYA
- Kahraman Korkak Babam, Roman, 2016, Bilgi
- Saldırgan Masum Annem, Roman, 2017, Bilgi
YER ALDIĞI SEÇKİLER
- Türk Bilim Kurgu Öyküleri, 2003, İM Yayın
- Bilim Kurgu Öyküleri, 2005, Remzi
- Hispacon 2007, 2007, Tres Culturas
- Âşık Oldum (İlk Aşk), 2009, Uçanbalık
- 6 Üstü Hikâye, 2012, Postiga
- Bisiklet Öyküleri, 2015, Yitik Ülke
- 2015 Fabisad Almanak, 2015, Entropol Kitap
CANLANDIRILAN SENARYOLARI
- Kahve Falı, Radyo Tiyatrosu Senaryosu, TRT İstanbul Radyosu
ALDIĞI ÖDÜLLER
- 1993, DSP İnsan Hakları Öykü Yarışması, Ve İp Gerildi adlı öyküyle birincilik ödülü
- 1996, BU Yayınevi Çocuk Edebiyatı Roman Yarışması, Düşler Diyarı adlı adlı romanla Jüri Özel Ödülü
- 2004, Türkiye Bilişim Derneği, Bilişim Dergisi, Bilim Kurgu Öykü Yarışması, Sevgilim Dans Edelim mi? adlı öyküyle birincilik ödülü
- 2004, Tudem Masal Yarışması, Kardan Adam Masalı adlı çalışmayla üçüncülük ödülü
ÜYELİKLERİ
- Fantazya ve Bilimkurgu Sanatları Derneği (FABİSAD)
- Çocuk ve Gençlik Yayınları Derneği (ÇGYD)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






